Eş Durumundan Tayin İle Gelen Memur Boşanırsa

Eş Durumundan Tayin İle Gelen Memur Boşanırsa

Devlet memurlarının çalışma hayatlarını ve yer değiştirme işlemlerini düzenleyen en temel mevzuat Altı Yüz Elli Yedi sayılı Devlet Memurları Kanunudur. Bu kanun kamu personeline belirli şartlar altında görev yerlerini değiştirme hakkı tanımaktadır. Bu yer değiştirme haklarının başında ise anayasal bir güvence olan ailenin korunması ilkesinden gücünü alan aile birliği mazereti gelmektedir. Anayasamız devletin ailenin huzur ve refahını sağlamakla yükümlü olduğunu açıkça belirtir. İdare bu yükümlülüğü yerine getirmek amacıyla memurların eşleriyle aynı şehirde veya bölgede yaşamalarını kolaylaştırıcı idari adımlar atmak zorundadır. Aile birliği mazeretine dayalı yer değiştirme işlemleri kamu hizmetinin verimliliğini artırmayı hedefler. Aynı zamanda memurun ailevi kaygılardan uzak bir şekilde görevine odaklanmasını amaçlamaktadır. Söz konusu atama işlemleri memurun eşinin bulunduğu yere Anayasa ve yasalar çerçevesinde nakledilmesini sağlar. Eş Durumundan Tayin İle Gelen Memur Boşanırsa ne olur?

Bununla birlikte hayatın olağan akışı içerisinde evlilik birliğinin her zaman ömür boyu sürmediği inkar edilemez bir gerçektir. Boşanma gibi hukuki durumların ortaya çıkması atama süreçlerini derinden sarsar. Tam bu noktada Eş Durumundan Tayin İle Gelen Memur Boşanırsa sorusu hem idare hukuku hem de memur hukuku açısından son derece kritik bir öneme sahiptir. Bu konu oldukça detaylı bir hukuki incelemeyi gerektirmektedir. Devlet memurlarının eş durumu nedeniyle atamalarının yapılması evlilik birliğinin varlığı şartına bağlıdır. Ancak bu birliğin mahkeme kararıyla sona ermesi mevcut idari işlemlerin kaderini doğrudan etkiler. Bu durum karmaşık idari yargı süreçlerini de beraberinde getirmektedir. Kamu görevlilerinin bu hassas dönemde hak kaybına uğramamaları çok önemlidir. Bu sebeple atılacak idari adımların ve açılacak iptal davalarının idare hukuku alanında tecrübeli profesyonellerce büyük bir titizlikle yönetilmesi elzemdir.

Memur Hukukunda Aile Birliği Mazereti ve Atama Temelleri

Kamu görevlilerinin yer değiştirme suretiyle atanmalarına ilişkin usul ve esaslar ilgili genel yönetmelik ile detaylandırılmıştır. Bu yönetmeliğin ilgili hükümleri uyarınca eş durumu tayini kurumların daha fazla hizmet ihtiyacı duyduğu yerler esas alınarak eşlerin bir araya getirilmesini hedefler. Eşlerin her ikisinin de aynı kurumda kamu personeli olarak çalışıyor olması süreci kolaylaştırır. Bu durumda kurumun hizmet ihtiyacının yoğun olduğu bölgeye atama gerçekleştirilir. Şayet eşler farklı kamu kurumlarında görev yapıyorsa kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanır. Böylece her iki kurumun da öncelikli hizmet ihtiyacının bulunduğu ortak bir yere atama yapılır.

Kamu personeli olmayan eşin yanına tayin talep edilebilmesi için ise daha farklı ve sıkı şartlar öngörülmüştür. Bu durumda başvuru tarihinden geriye dönük olarak son iki yıl içinde en az üç yüz altmış gün sosyal güvenlik primi ödenmiş olması kanuni bir zorunluluktur. Bu prim ödemesi kişinin kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak yapılmış olmalıdır. Ayrıca istisnai bir kural olarak milletvekili belediye başkanı muhtar veya noter olan eşlerin bulunduğu yere de doğrudan atama yapılabilmesi mevzuatımızda özel olarak düzenlenmiştir. Bu şartları sağlayarak yer değişikliği yapan personelin evlilik birliğinin boşanma kararı ile son bulması yeni hukuki uyuşmazlıklara zemin hazırlar.

Eş Durumundan Tayin İle Gelen Memur Boşanırsa Eski Görev Yerine Döner Mi?

Kamu personeli arasında boşanma süreci başladığında en çok endişe yaratan hususların başında eski görev yerine zorunlu bir dönüş olup olmayacağı meselesi gelir. İdare hukukunun en temel prensiplerinden biri olan idari istikrar ilkesi idarenin işlemlerine güveni sağlar. Bu ilke idarenin tesis ettiği geçerli ve hukuka uygun işlemlerin sonradan ortaya çıkan durumlar nedeniyle keyfi olarak geri alınamayacağını emreder. Bu kesin kural bağlamında Eş Durumundan Tayin İle Gelen Memur Boşanırsa memurun tayin edildiği mevcut görev yerinde kalmaya devam etme hakkı doğar. Bu hak hukuken sarsılmaz bir güvence altındadır.

Atama işlemi idare tarafından yapıldığı tarihte evlilik birliği resmi olarak devam etmektedir. Memur o an için gerekli yasal şartları eksiksiz taşıdığı için tesis edilen tayin işlemi tamamen hukuka uygundur. Boşanma kararının kesinleşmesi daha önce hukuka uygun olarak tesis edilmiş olan bu idari işlemi geriye dönük olarak sakatlamaz. Bu işlem iptal edilebilir hale de gelmez. Dolayısıyla eş durumu mazeretiyle atanan bir memur boşandığı takdirde bulunduğu ildeki görevinden alınarak doğrudan eski görev yerine geri gönderilemez. Böyle bir idari işlem tesis edilmesi halinde işlemin iptali için vakit kaybetmeden hukuki destek almanız mağduriyetinizi önleyecektir. Hukuk büromuz bu hukuksuzluklara karşı idari yargıda müvekkillerini başarıyla temsil etmektedir.

Eş Durumundan Tayin İle Gelen Memur Boşanırsa Mazeret Durumunun Sona Ermesi

Memurun atandığı yerde göreve devam etme hakkı kesin olarak bulunmaktadır. Bununla birlikte hukuki açıdan evlilik birliğinin sonlanması ile birlikte eş durumu mazereti resmen sona ermiş kabul edilir. Mazeretin ortadan kalkması memurun aynı mazerete dayanarak gelecekte yeniden bir yer değişikliği talebinde bulunamayacağı anlamına gelmektedir. Diğer bir deyişle boşanma sonrasında memur artık o eski evliliğini gerekçe göstererek başka bir ile eş durumu tayini talep edemez. Aile birliği mazeretiyle tayin olan memurların mazeretlerinin devam ettiğini her yılın Ocak ayında resmi bir belgeyle kurumlarına kanıtlamaları gerekmektedir. Boşanma kararı kesinleştiğinde bu belgelendirme yükümlülüğü yerine getirilemeyeceğinden mazeretin bittiği idarece tescil edilmiş olur.

İdare hukuku kuralları gereği memur bulunduğu ildeki zorunlu hizmet süresini tamamlamamış olsa dahi boşanma sebebiyle tayini aniden iptal edilemez. Sağlık veya aile birliği mazeretlerine dayalı olarak yer değişikliği yapan devlet memurları için özel kurallar vardır. Atandıkları yerdeki zorunlu çalışma sürelerini henüz tamamlamamış olan bu memurlar mazeretlerinin sona ermesi durumunda zorunlu hizmet sürelerinin eksik kalan kısmını tamamlamakla mükelleftir. Bu durum memurun doğrudan eski görev yerine iadesi anlamına gelmez. Sadece eksik kalan hizmet yükümlülüğünün bulundukları yerde veya idarenin uygun göreceği hizmet sınıfındaki bir alanda tamamlanması zorunluluğunu doğurur.

Eş Durumundan Tayin İle Gelen Memur Boşanırsa Yeni Bir Tayin İstenebilir Mi?

Memurların boşanma sürecinin ardından en çok başvurduğu yollardan biri bulundukları şehirden veya kurumdan derhal ayrılmak istemeleridir. Eski eş ile aynı şehirde hatta bazen aynı kurumda çalışmak memur açısından son derece yıpratıcı olabilmektedir. Bu noktada boşanmanın başlı başına bir tayin gerekçesi olup olmadığı hukuki sorunu gündeme gelir. Genel yönetmelik hükümleri incelendiğinde boşanma durumunun genel ve kesin bir mazeret tayini sebebi olarak açıkça sayılmadığı görülmektedir.

Genel kural olarak boşanma eylemi tek başına idareyi atama yapmaya zorlayan bağlayıcı bir tayin sebebi değildir. Eş Durumundan Tayin İle Gelen Memur Boşanırsa ve bulunduğu ilden derhal ayrılmak yönünde bir irade gösterirse tayin talebi genel atama kuralları çerçevesinde değerlendirilir. Memur ancak genel hizmet süresi ve hizmet puanı gibi standart şartları taşıması halinde normal tayin dönemlerinde isteğe bağlı yer değişikliği talebinde bulunabilir. Fakat çeşitli bakanlıklar memurlarının yaşadığı bu mağduriyetleri gidermek adına kendi kurum içi yönetmeliklerinde özel düzenlemeler ihdas etmişlerdir. Müvekkillerimizin idare mahkemelerinde açtıkları davalarda kurumların bu özel yönetmelikleri titizlikle incelenmektedir.

Sağlık Bakanlığı Personelinin Boşanma Sonrası Atama Hakları

Sağlık Bakanlığı personeli açısından boşanma durumu genel yönetmeliğin aksine kendi kurum yönetmeliğinde özel bir mazeret tayini sebebi olarak düzenlenmiştir. Sağlık Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği kapsamında boşanma geçerli bir mazeret olarak açıkça kabul edilmektedir. İlgili yönetmeliğin on altıncı maddesine göre görev yapılan yere atandıktan sonra boşanan sağlık personeli belirli katı şartları taşıması halinde kurumundan doğrudan mazeret tayini isteyebilir.

Bu istisnai hakkın kullanılabilmesi için son derece net süre sınırları ve yer tercih kısıtlamaları öngörülmüştür. Memurun tayin talebinde bulunabilmesi için boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren en geç üç ay içinde yazılı olarak başvuru yapması gerekmektedir. Bu üç aylık süre hak düşürücü niteliktedir ve kaçırılması ciddi mağduriyetler yaratır.

Sağlık Bakanlığı personeli boşanma durumunda atama isteyebileceği yerler ve aranan temel şartlar yönetmelikte net olarak belirtilmiştir. Anne baba veya kardeşin ikamet ettiği ile tayin istenebilmesi için akrabalık bağının nüfus kayıtlarıyla ispatı ve boşanmanın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde başvuru şartı aranır. Reşit çocukların ikamet ettiği ile tayin talep edilebilmesi için çocuğun reşit olması ve yasal ikametgahının o ilde bulunması zorunludur. Ayrıca idarenin personel ihtiyacının en yoğun olduğu D ve E hizmet grubu illerinden birine de tercih yapılabilir. Tüm bunlarla beraber boşanma mazeretine dayalı bu istisnai atama hakkı memuriyet hayatı boyunca yalnızca bir defaya mahsus kullanılabilir.

Milli Eğitim Bakanlığı ve Diğer Kurumlardaki Güncel Uygulamalar

Öğretmenler ve Milli Eğitim Bakanlığı personeli açısından boşanma nedeniyle yer değiştirme hakkı geçmiş yıllara kıyasla tamamen ortadan kaldırılmış durumdadır. İki bin beş yılından önce boşanma durumu öğretmenler için yasal bir mazeret tayini sebebi olarak kabul ediliyordu. Ancak yapılan yönetmelik değişiklikleri ile bu hak yürürlükten bütünüyle kaldırılmıştır. Günümüzde öğretmenler için boşanma durumu doğrudan bir mazeret tayini seçeneği olarak sistemde yer almamaktadır.

Dolayısıyla görev yapan bir öğretmen sadece elindeki kesinleşmiş boşanma ilamını kurumuna sunarak doğrudan mazeret tayini alamaz. Öğretmenlerin boşanma sonrası yer değiştirebilmeleri ancak hizmet puanı üstünlüğüne dayalı standart isteğe bağlı atama dönemlerini beklemeleri ile mümkündür. Benzer şekilde Aile Bakanlığı Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı gibi geniş personel ağına sahip kurumlarda da doğrudan boşanmaya dayalı bir tayin hakkı bulunmamaktadır. Aile Bakanlığı özelinde tercihte bulunmayan personelin atamasının durumuna uygun bir yere resen yapılabileceği hükümleri ise mevcuttur. Bu tür bürokratik engellerle karşılaşan potansiyel müvekkillerimizin mutlaka bir uzmandan hukuki danışmanlık almasını tavsiye ediyoruz.

Eş Durumu Tayini Gerçekleşmezse İzin Hakları ve Mali Düzenlemeler

Eş durumu mazeretine başvurulması her zaman doğrudan bir atama işlemi ile sonuçlanmayabilir. Eğer atanmaya tabi tutulan memurun gittiği coğrafi yerde durumuna uygun boş bir kadro yer almıyorsa memura ciddi haklar tanınmıştır. Mevzuat eş durumu tayini gerçekleşmeyen memurun eşine ait görev süresi boyunca yasal izin kullanabileceğini öngörmektedir. Bu izin hakkı kamu personelinin aile birliğini fiilen sağlayabilmesi adına sunulmuş güçlü bir alternatiftir.

Eş durumu tayini gerçekleşmeyen memurun bölgelere göre kullanacağı ücretsiz izin sırasındaki mali hakları kanunla net olarak belirlenmiştir. Olağanüstü Hal Bölgesine dahil illerle bu illere mücavir olarak belirlenen illerde görevli olanlara kanuni net maaşın yüzde altmışı oranında ödeme yapılır. Kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde görevli olanlara net maaşın yüzde ellisi ödenirken kalkınmada ikinci derecede öncelikli yörelerde görevli olanlara ise yüzde yirmi beşi oranında ödeme gerçekleştirilir. Diğer yöreler ve bölgelerde görev yapan personel ise tamamen ücretsiz izinli sayılarak herhangi bir ödeme almaz. Bu tür mali hakların idareden eksiksiz tahsili için idare mahkemelerinde dava açarak hakkınızı aramanız son derece önemlidir.

Şiddet Altındaki Memurlar İçin Mahkeme Koruması ve Tayin Hakkı

Boşanma sürecinin çekişmeli geçen ve özellikle şiddet tehdit unsurları barındıran durumlarda memurun tayin hakkı idari mevzuatın sınırlarını aşar. Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Altı Bin İki Yüz Seksen Dört sayılı Kanun şiddet mağduru personele emredici bir yer değişikliği hakkı tanımaktadır. Boşanma davası devam ederken fiziksel psikolojik veya ekonomik şiddete maruz kalan bir memur doğrudan Aile Mahkemesine başvurarak ivedi koruma kararı talep etme hakkına sahiptir.

Bu adli başvuruda mağdur memur can güvenliğinin sağlanması amacıyla iş yerinin değiştirilmesini özel bir tedbir kararı olarak aile mahkemesi hâkiminden talep edebilir. Mahkeme hâkimi dosyaya sunulan deliller ışığında şiddetin varlığına kanaat getirdiğinde iş yerinin acilen değiştirilmesine yönelik bir koruyucu tedbir kararı verir. Bu karar doğrudan Türk Milleti adına karar veren bağımsız mahkeme tarafından tesis edilen adli bir koruma tedbiridir.

Kamu kurumu mahkemenin vermiş olduğu bu tedbir kararını derhal uygulamakla yükümlüdür. İdarenin bu aşamada boş kadro yokluğu veya personel ihtiyacı gibi idari mazeretler öne sürerek mahkeme kararını uygulamama veya sürüncemede bırakma hakkı kesinlikle yoktur. Aksi bir tutum idari makamların görevi kötüye kullanma suçu işlemesine yol açar. Hukuk büromuz şiddet mağduru memurların adli süreçlerini titizlikle yürüterek hızlıca yeni görev yerlerine atanmalarını sağlamaktadır. Ayrıca mevzuat devam eden bir ceza yargılaması bulunan personelin genel yönetmelikteki can güvenliği mazeretine dayanarak doğrudan tayin isteyebilmesine de imkan tanır. Can güvenliği atamaları standart atanma dönemlerine tabi değildir ve yılın herhangi bir gününde talep edilebilir.

Eş Durumundan Tayin İle Gelen Memur Boşanırsa İdari İtiraz Yolları

Yukarıda izah edilen hukuki dayanaklar ışığında kurumuna tayin başvurusunda bulunan devlet memuru idarenin olumsuz yaklaşımı ile sıklıkla karşılaşabilmektedir. İdarenin red kararı vermesinin ardında genellikle tayin istenen bölgede personel ihtiyacının olmaması veya boşanma durumunun idarece mazeret kabul edilmemesi gibi kurumsal gerekçeler yatar. İdarenin bu yöndeki takdir yetkisini reddetme yönünde kullanması hukuki mücadelenin sonu değil idari yargı sürecinin ilk basamağıdır. Potansiyel hak kayıplarını önlemek adına tecrübeli hukuk kadrolarından destek alınması dava sürecinin başarısı için şarttır.

Bir memurun resmi tayin talebi idare tarafından açık bir resmi yazı ile reddedilebileceği gibi zımni olarak da reddedilmiş sayılabilir. Tayin talebi reddedilen memur iptal davası açmadan önce isterse kendi kurumu içinde idari itiraz süreci yürütebilir. İdari Yargılama Usulü Kanunu gereği memur ret kararının kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren altmış günlük süre içinde kararı veren idareye itiraz dilekçesi verebilir. Yapılan bu resmi itiraz iptal davası açma süresini durdurur. İdarenin otuz gün süresince sessiz kalması zımni ret olarak nitelendirilir. Zımni ret süresinin dolduğu gün daha önce durmuş olan dava açma süresi işlemeye devam eder. Bu karmaşık sürelerin profesyonellerce yönetilmesi gerekir.

İdare Mahkemesinde İptal Davası Açma Süreci ve Usul Kuralları

İdari itiraz yollarından istenilen sonucun alınamaması durumunda başvurulacak yegane hukuki çare yetkili mahkemelerde iptal davası açmaktır. İptal davası idari işlemin yetki şekil sebep konu veya maksat unsurlarından hukuka aykırı olduğu iddiasıyla açılır. Boşanma nedeniyle tayin talebinin reddine karşı açılacak iptal davasının tarafları net bir şekilde bellidir. Davacı bizzat tayin talebi reddedilen devlet memurudur davalı taraf ise tayini reddeden bakanlık veya genel müdürlüktür. Yanlış kuruma dava açılması sürecin uzamasına neden olur.

İptal davası sürecine ilişkin hayati önem taşıyan süreler ve usul kuralları İdari Yargılama Usulü Kanunu ile sabittir. Genel kural olarak dava açma süresi idari işlemin yazılı tebliğinden itibaren tam altmış gündür. İdarenin zımni ret kararı vermesi halinde otuz günlük sessizliğinin bitimini izleyen günden itibaren altmış günlük dava açma süresi işlemeye devam eder. Bu davalarda görevli yargı kolu İdari Yargı mercii olan İdare Mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise ihtilafın doğduğu anda memurun fiilen görev yapmakta olduğu yer mahkemesi olarak belirlenmiştir. Davacı ehliyeti ise doğrudan idari işlemle tayini reddedilmiş kamu görevlisine aittir. Hak düşürücü süreleri kaçırmamak adına dava sürecinin idare hukuku tecrübesi olan bir büro tarafından takip edilmesi muhakkak lehinize olacaktır.

Yürütmenin Durdurulması Kararının Hukuki Önemi

İptal davalarında sadece iptal kararı talep etmek memurun acil olarak yer değiştirmesi gereken ailevi veya can güvenliği gibi durumlarda yeterli ve hızlı bir koruma sağlamaz. İdare hukukunda açılan bir iptal davası kural olarak itiraz edilen idari işlemin uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Bu hayati gerekçeyle davacı memurun dava dilekçesinde mahkemeden mutlaka yürütmenin durdurulması yönünde karar talep etmesi gerekmektedir. Dava açarken yürütmenin durdurulmasını hukuki gerekçelerle kusursuz bir şekilde talep etmek davanın en kilit noktasıdır.

İdare mahkemesi heyetinin yürütmenin durdurulması kararı verebilmesi için iki zorlu şartın birlikte gerçekleşmesi kanuni bir mecburiyettir. Bu şartlardan ilki idari işlemin uygulanması halinde memur açısından telafisi güç veya imkânsız zararların doğacak olmasıdır. İkinci şart ise idari işlemin açıkça hukuka aykırı olmasıdır. Mahkemenin yürütmenin durdurulması ara kararı tesis etmesi halinde idare davanın esastan sonuçlanmasını beklemeden memurun tayin işlemini derhal gerçekleştirmek mecburiyetindedir.

Emsal Danıştay Kararları Işığında Stratejik Değerlendirme

İdare mahkemesinde görülen atama davaları idarenin takdir yetkisi sınırları ekseninde şiddetle tartışılır. Boşanma genel yönetmelikte mazeret sayılmadığı için memurun tayin edilmesinin neden elzem olduğuna dair her türlü delili mahkemeye detaylıca sunması dava stratejisinin temel omurgasını oluşturur. Dava dilekçesinde emsal içtihatlara yer verilmesi hakimin kanaatini doğrudan etkiler. Tecrübeli hukuk büroları bu emsal kararları davalarda etkili bir silah olarak kullanır.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu memurların tayin haklarına ilişkin son derece özgürlükçü kararlara imza atmıştır. Kurul emsal bir kararında idarenin işlemlerinde personeli cezalandırıcı değil kamu hizmetini iyileştirici bir motivasyonla hareket etmesi gerektiğini yüksek mahkeme kararıyla hüküm altına almıştır. Danıştay İkinci Daire Başkanlığı tarafından verilen kararlarda da idarenin haksız yer değiştirme işlemlerinde idarenin memur lehine hareket etmesi gerektiği sürekli vurgulanmıştır. İdare mahkemeleri davayı ortalama altı ay ile bir yıl arasında esastan karara bağlar. Mahkemenin iptal kararı vermesi durumunda idare en geç otuz gün içinde mahkeme kararına uygun atama işlemini yapmak zorundadır.

Sözleşmeli Personel Açısından Eş Durumu ve Boşanma Etkileri

Kadrolu personelin yanı sıra sözleşmeli personel açısından da eş durumu ve boşanma prosedürleri önem taşır. Sözleşmeli personelin eş durumu tayini talep edebilmesi için kurumda belirli bir süre kesintisiz görev yapmış olması aranır. Mevzuatta yapılan düzenlemelerle birlikte sözleşmeli personelin eş durumu tayini isteyebilmesi için gereken üç yıllık bekleme süresi iyileştirilerek bir yıla indirilmiştir.

Bunun anlamı sözleşmeli statüde görev yapan bir personelin eş durumu tayini ile yer değiştirebilmesi için en az bir yıl fiilen çalışmış olması gerektiğidir. Eş durumundan tayini gerçekleşen sözleşmeli personelin boşanması durumunda tıpkı kadrolu memurlarda olduğu gibi idari istikrar ilkesi devreye girer. Atama işleminin yapıldığı tarihteki evlilik şartının varlığı atama işleminin iptal edilmesini tamamen engeller.

Eş Durumundan Tayin İle Gelen Memur Boşanırsa Sık Sorulan Sorular

Eş Durumundan Tayin İle Gelen Memur Boşanırsa Kurum Tarafından Eski Görev Yerine Geri Gönderilir Mi?

Kesinlikle geri gönderilmez. Memurun tayin işleminin idarece tesis edildiği tarihte evlilik birliği hukuken mevcut olduğu ve tüm yasal şartlar eksiksiz sağlandığı için o atama işlemi tamamen hukuka uygun bir işlemdir. Sonradan gerçekleşen boşanma eylemi idare hukukundaki idari istikrar ilkesi gereğince geçmişte yapılmış olan mevcut tayin işlemini sakatlamaz ve memur atandığı yeni görev yerinde kalmaya sorunsuz bir şekilde devam eder. Bu konuda idareden size gönderilen hukuka aykırı kararlara karşı iptal davası açmak için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

Kurumum boşanma nedeniyle yaptığım tayin talebimi reddetti dava açma sürem ne kadardır?

Bağlı bulunduğunuz kurum tayin talebinizi resmi bir idari yazıyla reddettiyse bu olumsuz yazının size tebliğ edildiği tarihten itibaren altmış gün içinde görev yaptığınız yerdeki İdare Mahkemesinde işlemin iptali davası açmanız yasal bir zorunluluktur. İdare dilekçenize otuz gün boyunca cevap vermezse bu örtülü ret sayılır. Otuz günlük sessizliğin bitimini izleyen günden itibaren yine altmış gün içinde idari iptal davası açma hakkınız doğar.

Boşanma davam devam ederken acil olarak güvenli bir ile tayin isteyebilir miyim?

Evet doğrudan tayin isteyebilirsiniz. Altı Bin İki Yüz Seksen Dört sayılı Kanun kapsamında derhal yetkili Aile Mahkemesine başvurarak can güvenliğinizin tehlikede olduğunu beyan edip iş yerinizin değiştirilmesi yönünde bir koruyucu tedbir kararı verilmesini talep edebilirsiniz. Aile Mahkemesi hâkimi bu kararı verdiğinde idare boş kadro durumuna veya hizmet puanına bakmaksızın bu adli koruma tedbirini derhal uygulamak zorundadır.

Sağlık Bakanlığı personeli boşandıktan sonra tayin başvurusunu ne zaman yapmalıdır?

Sağlık Bakanlığı Yönetmeliği hükümleri uyarınca boşanma nedeniyle doğrudan mazeret tayini isteyebilmeniz için aile mahkemesinin verdiği boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren en geç üç ay içinde bakanlığa yazılı olarak başvurmanız gerekmektedir. Bu süre hak düşürücü bir süredir. Bu sürenin kaçırılması hak kaybına neden olur.

İdare mahkemesine iptal davası açtığımda karar çıkana kadar riskli görev yerimde mi kalacağım?

Açılan bir iptal davası idari işlemin uygulanmasını tek başına durdurmaz. Ancak idare hukuku avukatınız dava dilekçesinde yürütmenin durdurulmasını talep ederse ve mahkeme bu talebi haklı bularak kabul ederse dava esastan sonuçlanana kadar idare sizin yer değişikliğinizi hukuken derhal gerçekleştirmek zorundadır.

Eş Durumundan Tayin İle Gelen Memur Boşanırsa Sonuç

Özetle Eş Durumundan Tayin İle Gelen Memur Boşanırsa yaşanacak hukuki süreçler idare hukuku alanında son derece karmaşık çok katmanlı ve telafisi zor idari sonuçlar doğurmaktadır. Temel kural olarak memurun atandığı yerde kalma hakkı idari istikrar ilkesinin bir yansıması olarak devlet güvencesi altındayken boşanmanın hemen ardından yeni bir mazeret tayini talep edilebilmesi kurumların kendi iç yönetmeliklerine ve yargının istisnai hukuki düzenlemelerine sıkı sıkıya bağlanmıştır. Özellikle taraflar arasında şiddet tehdit ve güvenlik endişesi barındıran çekişmeli boşanma süreçlerinde adli makamların verdiği koruyucu iş yeri değişikliği kararları idarenin geniş takdir yetkisini ortadan kaldıran en hayati hukuki kalkandır. İdarenin kanuna veya hakkaniyete aykırı olarak tesis ettiği ret işlemlerine karşı idari yargıda yürütülecek hukuki mücadele son derece katı süre kısıtlamalarına usuli şekil şartlarına ve geniş bir içtihat bilgisine dayanan zorlu bir teknik süreçtir. İdari yargılama sürecinde dilekçelerin yanlış kurgulanması veya sürelerin bir gün dahi geciktirilmesi ömür boyu sürecek mağduriyetlerin temelini atabilir. Tüm bu idari işlemlerin karmaşıklığı karşısında bireysel hakların etkin bir şekilde savunulabilmesi için dava sürecinin idare hukuku alanında uzman bir Avukat eşliğinde ve stratejisinde yürütülmesi muhtemel hak kayıplarını kökünden engelleyecektir. İtiraz yollarının kanuna uygun olarak tüketilmesi ve idare mahkemesi nezdinde açılacak davaların güçlü emsal kararlarla desteklenerek yönetilmesi ancak alanında deneyimli bir Avukat yardımı alınması ile mümkün olabilecektir. Hukuki destek almak telafisi imkansız zararların önüne geçmek için atılacak en sağlam adımdır.

Bu Yazıyı Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Yazılar

Hakkımızda

Bize Ulaşın

Baştürk Hukuk Bürosu olarak tüm sorularınıza cevap vermekteyiz.